<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Disias &#8211; Disias</title>
	<atom:link href="https://www.disias.com/author/disias/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.disias.com</link>
	<description>Asırlara Dayanan Lezzet</description>
	<lastBuildDate>Tue, 22 Sep 2020 12:20:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>İncirin Tarihçesi</title>
		<link>https://www.disias.com/incirin-tarihcesi/</link>
					<comments>https://www.disias.com/incirin-tarihcesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Disias]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 2020 12:20:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.disias.com/?p=7511</guid>

					<description><![CDATA[İnsanın ilk keşfettiği meyveler arasında yer alır İncir. Yabanıl olarak, kendiliğinden yetişiyordu. Besliyordu, doyurucuydu, çok lezzetliydi. Ve tüm bu özellikleri]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p1">İnsanın ilk keşfettiği meyveler arasında yer alır İncir. Yabanıl olarak, kendiliğinden yetişiyordu. Besliyordu, doyurucuydu, çok lezzetliydi. Ve tüm bu özellikleri onun tarih boyunca en gözde meyvelerden biri olmasını sağladı.</p>
<p class="p1">Sümerlerin ve Mısırlıların da incir yetiştirdiği bilinse de, arkeolojik bulgular bize incirin anavatanı olarak Anadolu’nun batısını adres gösteriyor. İlk olarak da Aydın bölgesinde incir tarımının yapıldığı tahmin ediliyor. İncir yetiştiriciliğine dair ilk bulgular Karina antik kenti, yani şimdi Aydın Söke- Doğanbey mevkiinde bulunan bölgeye ait. İncir o devirde Anadolu coğrafyasının özellikle batı kesiminde yaygın bir kullanıma sahipti. Bilinen en eski tarihçilerden olan Herodot M.Ö. 4.yüzyılda Anadolu incirinden övgüyle söz etmiştir.</p>
<p class="p1">Zeytinyağından farklı olarak doğudan ve güneyden bir yayılma izledi incir dünyada. Anadolu’dan Filistin ve Suriye’ye; oradan da Hindistan’a, Çin’e kadar ulaştı. Bir yandan da Yunan coğrafyası üzerinden Avrupa’ya doğru da uzandı incirin hikâyesi. 1900’lerde Kaliforniya’ya ulaşarak uzun macerasını yeni dünyaya taşıdı. Modern zamanlarda artık dünyanın büyük bölümüne yayılmış durumdaydı incir. Eskiden yeniye uzanan köprü tamamlanmıştı.</p>
<p class="p1">Nerdeyse tüm kitaplarda adı geçer incirin. Cennet meyvesidir o. Kendisinden övgüyle bahsedilir. Eski Hindular için kutsal bir meyveydi. Buda meditasyon için incir ağacının gölgesini tercih ediyordu. Efsanelere, masallara, halk ezgilerine konu oldu zamanla. Mitolojide yerini aldı. Şimdilerde her gün sağlığa yeni bir faydası daha saptanıyor ve tarihin yanılmadığı bir kez daha ispatlanıyor.</p>
<p class="p1"><b>Yaşam Kaynağı</b></p>
<p class="p1">İncir ağacı yaban hayatı tüm ağaçlardan daha fazla besler. Dünyadaki 1000’den fazla canlının bir şekilde incirle yaşamsal ilişkisi bulunur. Üzerinde birçok canlı türünün yaşadığı incir ağacı, polenler aracılığıyla bitki tohumlarının yayılmasında da çok etkilidir. Bu nedenle kimi ekolojistlere göre temel yaşam kaynağıdır incir ağacı.</p>
<p class="p1">Tüm bu yönlerinden olsa gerek; bereketin ve bolluğun simgesi olarak kabul edildi değişik uygarlıklarca. Önemli yazılı metinlerde adından söz edildi. O kadim dünyanın bozulmamış ve sağlık dolu elinin, olabildiğince bereketin, uçsuz bucaksız ve özgür hayatın bir sembolü. Dünyanın yıpranmamış günlerinden bugüne ulaşan hediyelerden biri.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.disias.com/incirin-tarihcesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Balın Tarihçesi</title>
		<link>https://www.disias.com/balin-tarihcesi/</link>
					<comments>https://www.disias.com/balin-tarihcesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Disias]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 2020 12:18:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.disias.com/?p=7508</guid>

					<description><![CDATA[Fosil çalışmaları milyonlarca yıl önce bile dünyada bal arılarının var olduğunu gösteriyor. Bal insanların mağaralarda yaşadığı binlerce yıl öncesinden beri]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p2">Fosil çalışmaları milyonlarca yıl önce bile dünyada bal arılarının var olduğunu gösteriyor. <span class="s1">Bal insanların mağaralarda yaşadığı binlerce yıl öncesinden beri hayatlarında olan bir besin. </span><span class="s2">M.Ö. 6-7 bin yıllarına ait olduğu tahmin ve bal yapan arılarla balı toplayan insanları gösteren bir duvar resmi bulunuyor. İspanya’nın Valencia bölgesindeki bu resim, balın insan türünün ilk ve en önemli gıdalarından biri olduğunu ortaya koyuyor.</span></p>
<p class="p4">Arıcılılığın varlığına ilişkin izlere dünyanın birçok yerinde rastlamak mümkün. İlk bal arısının Afrika’da ortaya çıktığı yaygın bir görüştür. Ancak bal arınsın anavatanının Anadolu olabileceğine dair de birçok bulgu mevcut.</p>
<p class="p4">Çatalhöyük kazılarında petek üzerine konan, nektar toplayan ve 10 bin yıllık olduğu tahmin edilen arı resimleri bulundu. Bal tarih boyunca Anadolu insanının mutfağında başköşede yer alıyordu.</p>
<p class="p4">İspanya, Fransa ve Mısır’daki arkeolojik kanıtlar da bir araya getirilince, balın tarihteki çoğu insan uygarlığı için büyük önem taşıdığı netleşiyor.<span class="Apple-converted-space">  </span>Bu kanıtlar arasında, insan yerleşim bölgelerine yakın yerde bulunan arı fosilleri, bal ve arı ile ilgili duvar resimleri önemli bir yer tutuyor. Yine duvarlara ve taş levhalara işlenen ilk hiyerogliflerde ve yazılarda da baldan bahsediliyor. Tarih boyunca eski dönem insanlarının kilden, topraktan yaptıkları aparatları ve ağaç kütüklerini kovan olarak kullandıkları görülüyor.</p>
<p class="p4"><b>Şifanın diğer adı</b></p>
<p class="p2"><span class="s2">M.Ö. 15OO’ler den kalan bir papirüste Antik Mısır’da balla hazırlanan 147 adet reçete yer alıyordu. Her bitkiden aldığı özlerle, bulunduğu floranın şifasını kendinde toplayan bal; bozulmayan yapısıyla da gerçek bir mucizedir.</span></p>
<p class="p2"><span class="s2">Eski Yunan’da ve Mısır’da baharatlarla şifalı otlar bala eklenerek tüketilirdi. Aynı gelenek Anadolu medeniyetlerinde ve orta doğu coğrafyasında da mevcuttu. Bugün sandığımızın aksine, tek sebep lezzet değildi. Eski insanlar balın şifasıyla baharatların şifasını birleştirerek güçlü doğal tedavi ve sağlık formülleri elde etmeyi amaçlıyordu. Formüllerin suyla seyreltilmesiyle hazırlanan şurup ve yoğun baharatlı merhem formları da mevcuttu.</span></p>
<p class="p2">Balın sağlık dolu lezzeti de eski çağlardan beri insanın ilgisini çekti ve hayatında yer aldı. Zeytinyağı, incir, ve insanın doğayla kurduğu sihirli bağın birer mirası olan tüm kadim besinler gibi. Bal ekosistemle aramızdaki en saf ve güçlü yaşamsal bağın taşıyıcılarından biri.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.disias.com/balin-tarihcesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Zeytinyağının Tarihçesi</title>
		<link>https://www.disias.com/zeytinyaginin-tarihcesi/</link>
					<comments>https://www.disias.com/zeytinyaginin-tarihcesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Disias]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Sep 2020 12:14:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.disias.com/?p=7505</guid>

					<description><![CDATA[O tarım çağının ilk gözdelerinden. Arkeolojik bulgulardan yola çıkılarak yapılan tahminlere göre, yaklaşık 6000 yıl öncesine dayanıyor insanoğlunun zeytin meyvesiyle]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="p1">O tarım çağının ilk gözdelerinden. Arkeolojik bulgulardan yola çıkılarak yapılan tahminlere göre, yaklaşık 6000 yıl öncesine dayanıyor insanoğlunun zeytin meyvesiyle tanışıklığı. Gerçi zeytin insan onu tanımadan çok önce de varlığını sürdürüyordu bu gezegende. Öyle ki, Ege’de 39.000 yıl önce bile zeytin ağaçları bulunuyordu. İnsanoğlu önce zeytinle ve sonrasında zeytinyağıyla tanıştı. Ve bu en kadim meyvenin serüveni, tüm doğallığıyla ve saflığıyla günümüze dek uzandı.</p>
<p class="p1">Zeytinin anavatanı Güneydoğu Anadolu’yla, Suriye, Filistin ve Lübnan havzasını içine alan Doğu Akdeniz’dir. Sonrasında Fenikeliler aracılığıyla Antik Yunan’a, tüm Akdeniz kıyılarına ve Mısır’a yayıldığı öngörülmekte.</p>
<p class="p1">Gelelim zeytinyağına. Bulgular Giritlilerin yaklaşık M.Ö. 3000’lerde ilk zeytinyağını ürettiğini gösteriyor. Antik Yunan’a göre zeytinyağı Athena’nın armağanıydı. Homeros onun için altın sıvı demişti. Tabi O zamanki Helen coğrafyasının bugünkü Batı Anadolu’yu da kapsadığını unutmamak gerekiyor. Yani Anadolu zeytinyağı kültürünün doğduğu havzanın bir parçasıdır. Zeytinyağının Anadolu’daki macerasına ilişkin ulaşılan en eski bulgu ise M.Ö. 600’lere ait. Urla (Klazomenai) &#8216;da bu dönemden kalan bir zeytinyağı üretim düzeneği bulundu. Bulgular aynı zamanda o tarihlerde zeytinyağı ticaretinin de yapılmaya başladığı yönünde.</p>
<p class="p1">Anadolu’ya göç eden Türkler kendilerinden önce bu topraklarda Egemen olan Romalıların zeytinyağı ve zeytin kültürüne sahip çıktılar.  Onla sağlık buldular, sofralarından eksik etmediler.</p>
<p class="p1">Zeytin fideleri gemilerle tüm Akdeniz havzasına yayıldı zamanla. Bu yayılmanın öncesinde Antik Mısır’ın zeytinyağı ile tanıştığı da ihtimaller arasında. Zeytinyağının serüveni kısa sürede Endülüs’e kadar uzandı. 15.yüzyılda İspanyollar yeni dünyaya zeytinyağını taşıdılar. Ve uzun dönemdir zeytinyağı dünyanın önemli bölümünde sevilerek kullanılan bir besin. Kalp-damar sistemine, dolayısıyla tüm sağlığa faydası ortaya konan Akdeniz usulü beslenmenin gözdesi. Beslenmenin, sağlığın ve lezzetin önemini bilenler içinse yegâne yemeklik yağ.</p>
<p class="p3">O<span class="Apple-converted-space">  </span>Akdeniz’de ve Ege doğdu, tüm dünyanın sağlık kaynağı oldu.<span class="Apple-converted-space">  </span>Zeytinyağı bir gıda ürünü olmanın ötesinde kadim insanlık mirasının aktarım kanallarından biriydi adeta. Gücünü doğadan alan, modern insana uzaklaştığı doğayla bağını hatırlatan; lezzetli, sağlıklı, dost bir miras.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.disias.com/zeytinyaginin-tarihcesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
