İnsanın ilk keşfettiği meyveler arasında yer alır İncir. Yabanıl olarak, kendiliğinden yetişiyordu. Besliyordu, doyurucuydu, çok lezzetliydi. Ve tüm bu özellikleri onun tarih boyunca en gözde meyvelerden biri olmasını sağladı.
Sümerlerin ve Mısırlıların da incir yetiştirdiği bilinse de, arkeolojik bulgular bize incirin anavatanı olarak Anadolu’nun batısını adres gösteriyor. İlk olarak da Aydın bölgesinde incir tarımının yapıldığı tahmin ediliyor. İncir yetiştiriciliğine dair ilk bulgular Karina antik kenti, yani şimdi Aydın Söke- Doğanbey mevkiinde bulunan bölgeye ait. İncir o devirde Anadolu coğrafyasının özellikle batı kesiminde yaygın bir kullanıma sahipti. Bilinen en eski tarihçilerden olan Herodot M.Ö. 4.yüzyılda Anadolu incirinden övgüyle söz etmiştir.
Zeytinyağından farklı olarak doğudan ve güneyden bir yayılma izledi incir dünyada. Anadolu’dan Filistin ve Suriye’ye; oradan da Hindistan’a, Çin’e kadar ulaştı. Bir yandan da Yunan coğrafyası üzerinden Avrupa’ya doğru da uzandı incirin hikâyesi. 1900’lerde Kaliforniya’ya ulaşarak uzun macerasını yeni dünyaya taşıdı. Modern zamanlarda artık dünyanın büyük bölümüne yayılmış durumdaydı incir. Eskiden yeniye uzanan köprü tamamlanmıştı.
Nerdeyse tüm kitaplarda adı geçer incirin. Cennet meyvesidir o. Kendisinden övgüyle bahsedilir. Eski Hindular için kutsal bir meyveydi. Buda meditasyon için incir ağacının gölgesini tercih ediyordu. Efsanelere, masallara, halk ezgilerine konu oldu zamanla. Mitolojide yerini aldı. Şimdilerde her gün sağlığa yeni bir faydası daha saptanıyor ve tarihin yanılmadığı bir kez daha ispatlanıyor.
Yaşam Kaynağı
İncir ağacı yaban hayatı tüm ağaçlardan daha fazla besler. Dünyadaki 1000’den fazla canlının bir şekilde incirle yaşamsal ilişkisi bulunur. Üzerinde birçok canlı türünün yaşadığı incir ağacı, polenler aracılığıyla bitki tohumlarının yayılmasında da çok etkilidir. Bu nedenle kimi ekolojistlere göre temel yaşam kaynağıdır incir ağacı.
Tüm bu yönlerinden olsa gerek; bereketin ve bolluğun simgesi olarak kabul edildi değişik uygarlıklarca. Önemli yazılı metinlerde adından söz edildi. O kadim dünyanın bozulmamış ve sağlık dolu elinin, olabildiğince bereketin, uçsuz bucaksız ve özgür hayatın bir sembolü. Dünyanın yıpranmamış günlerinden bugüne ulaşan hediyelerden biri.