Genel

Balın Tarihçesi

Fosil çalışmaları milyonlarca yıl önce bile dünyada bal arılarının var olduğunu gösteriyor. Bal insanların mağaralarda yaşadığı binlerce yıl öncesinden beri hayatlarında olan bir besin. M.Ö. 6-7 bin yıllarına ait olduğu tahmin ve bal yapan arılarla balı toplayan insanları gösteren bir duvar resmi bulunuyor. İspanya’nın Valencia bölgesindeki bu resim, balın insan türünün ilk ve en önemli gıdalarından biri olduğunu ortaya koyuyor.

Arıcılılığın varlığına ilişkin izlere dünyanın birçok yerinde rastlamak mümkün. İlk bal arısının Afrika’da ortaya çıktığı yaygın bir görüştür. Ancak bal arınsın anavatanının Anadolu olabileceğine dair de birçok bulgu mevcut.

Çatalhöyük kazılarında petek üzerine konan, nektar toplayan ve 10 bin yıllık olduğu tahmin edilen arı resimleri bulundu. Bal tarih boyunca Anadolu insanının mutfağında başköşede yer alıyordu.

İspanya, Fransa ve Mısır’daki arkeolojik kanıtlar da bir araya getirilince, balın tarihteki çoğu insan uygarlığı için büyük önem taşıdığı netleşiyor.  Bu kanıtlar arasında, insan yerleşim bölgelerine yakın yerde bulunan arı fosilleri, bal ve arı ile ilgili duvar resimleri önemli bir yer tutuyor. Yine duvarlara ve taş levhalara işlenen ilk hiyerogliflerde ve yazılarda da baldan bahsediliyor. Tarih boyunca eski dönem insanlarının kilden, topraktan yaptıkları aparatları ve ağaç kütüklerini kovan olarak kullandıkları görülüyor.

Şifanın diğer adı

M.Ö. 15OO’ler den kalan bir papirüste Antik Mısır’da balla hazırlanan 147 adet reçete yer alıyordu. Her bitkiden aldığı özlerle, bulunduğu floranın şifasını kendinde toplayan bal; bozulmayan yapısıyla da gerçek bir mucizedir.

Eski Yunan’da ve Mısır’da baharatlarla şifalı otlar bala eklenerek tüketilirdi. Aynı gelenek Anadolu medeniyetlerinde ve orta doğu coğrafyasında da mevcuttu. Bugün sandığımızın aksine, tek sebep lezzet değildi. Eski insanlar balın şifasıyla baharatların şifasını birleştirerek güçlü doğal tedavi ve sağlık formülleri elde etmeyi amaçlıyordu. Formüllerin suyla seyreltilmesiyle hazırlanan şurup ve yoğun baharatlı merhem formları da mevcuttu.

Balın sağlık dolu lezzeti de eski çağlardan beri insanın ilgisini çekti ve hayatında yer aldı. Zeytinyağı, incir, ve insanın doğayla kurduğu sihirli bağın birer mirası olan tüm kadim besinler gibi. Bal ekosistemle aramızdaki en saf ve güçlü yaşamsal bağın taşıyıcılarından biri.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

19 − fourteen =